Allgemein
Hinterlasse einen Kommentar

Çilem Doğan ve Bırakıldığı Politik Çapraz Ateş

Görsel: Twitter

1 Temmuz tarihinde bazı feminist örgütler, “Çilem’in ve hayatına sahip çıkan tüm kadınların yanındayız” başlıklı bir bildiri yayınladı. Bildiri özetle kadın dayanışmasının siyasetin üstünde yer aldığının ve hayatına sahip çıkan kadınların kişisel görüşlerinden bağımsız olarak koşulsuzca destekleneceğinin altını çiziyordu. Peki aslında bu son derece doğal duruşun altını çizmeye neden gerek görüldü?

Çilem’in hikâyesini hepimiz biliyoruz: Beraberlikleri boyunca eşi Hasan Karabulut tarafından sistematik olarak şiddet gören ve 10 Temmuz 2015 tarihinde şiddet gördüğü bir esnada eşine karşı öz savunma hakkını kullanarak onu öldüren Çilem neredeyse bir senedir tutuklu olarak yargılanıyordu. Sistem tarafından korunmamasının bir sonucu olarak hayatta kalabilmek için öldürmek zorunda kalan Çilem, meşru müdafaa yerine “aileden yakınını öldürmek” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Dayakçı kocanın ölümünün asıl sorumlusu olan erkek sistemin ta kendisiyken, müebbet hapis cezası ile yargılanan kişi Çilem oldu. Daha sonra bu ceza önce haksız tahrik indirimi ile 18 yıla, ardındansa iyi hal indirimi ile 15 yıla düşürüldü ve Çilem son olarak kefalet karşılığında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi fakat Çilem’in özgürlük mücadelesi henüz sona ermedi.

Dimdik duruşu ve parmaklıkların ötesine gönderdiği ilham verici mesajlarıyla Çilem kısa sürede feminist mücadelenin simgelerinden biri haline geldi. Tahliyenin ardından evinin kapısı ziyaretçiler tarafından aşındırıldı, kamerasını kapan kendisiyle ya poz verdi, ya da kendisine bazı mesajlar okutarak bunları sosyal medyada paylaştı. Çilem daha tahliyenin beklenmedik gelişinin şaşkınlığını üstünden atma fırsatı elde edemeden bir ilgi deryasıyla karşılaştı. Metalaştırmanın bir türü olarak feminist mücadelenin sembolü haline getirilmenin, yaşadığı travmatik deneyimlerin ardından Çilem için pek de hayırlı olmayabileceği ihtimali aslında öngörülebilir türdendi.

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ tarafından ziyaret edilmesi ve bu ziyaretin canlı olarak yayınlanmasının ardından sosyal medyada Çilem için adeta bir linç kampanyası başlatıldı. Henüz yargı süreci devam eden, yani hâlâ davalı konumunda olan, özgürlüğü henüz garanti altına alınmamış olan Çilem, tahliyesine sevinmeye, rahat bir nefes almaya fırsat bulamadan sosyal medya üzerinden organize faşist nefretle karşı karşıya kaldı. İnternet kullanıcıları, Çilem hakkında kullandıkları aşağılayıcı sıfatların yanı sıra, ölüm tehditleri dahi savurmaktan çekinmediler.

Gelen faşist tepkilerin ardından geçtiğimiz Çarşamba günü Çilem ve avukatı İsa Ayanoğlu bir basın açıklaması yaptı. Avukatı HDP’yi “terör oluşumları ile bağını kesmemiş ve Çilem’in durumundan siyasi rant elde etmeye çalışan bir parti” olmakla itham etti, yani Çilem’in geçtiği ağır sürecin bir şekilde malzeme edildiğine olan inancını dile getirirken kendisi şahsi görüşünü dile getirmekten, siyasi söylemde bulunmaktan çekinmedi. Bunun yanında Çilem ve avukatı, Hasan Karabulut’un yakınları tarafından tehdit mesajları aldıklarını, Çilem’in ailesinin saldırıya uğradığını ve kendisinin de saldırıya uğramasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek aslında Çilem’in içinden geçtiği sürecin ağırlığının da altını çizmiş oldu.

Henüz Figen Yüksekdağ ziyaretinin yol açtığı organize nefret dalgası sona ermeden, Çilem’in avukatı ile yaptığı basın açıklaması bu sefer de devrimci / sosyalist kesimin sert eleştirilerine sebep oldu. Hayatının belki de en zor döneminden geçen Çilem, tüm yaşadıklarının yıpratıcılığının yanı sıra adeta politik bir çapraz ateşin ortasına bırakıldı. Halbuki Çilem’in hiç kimseye ve hiçbir siyasi partiye vefa borcu olmadığını görmek bu kadar zor olmasa gerek. Bu durumda Çilem’in özgürleşmesi adına parmağını kıpırdatmamış, onun davasını sahiplenmemiş ve çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu kitlenin yaşananlarla alakalı olarak söz hakkı iddia etmesi, ağzına geleni sayması hadsizlikten başka bir şey değildir.

Çilem, olaya nereden bakarsak bakalım feminist mücadele için bir kazanımdır. Hepimize ilham kaynağı olmasının yanı sıra, tahliyesinin hemen ardından bundan böyle kendisine destek olan kadınlara kendisinin de destek olmak istediğini ve aktif olarak kadın mücadelesinde yer alacağını duyurduğunu unutmayalım: “Bir insanın canına kıydım ama bunu mecburen yapmak zorunda kaldım. Şiddet gören ancak sesini duyuramayan kadınlar için emsal oldum. Bundan sonra alınmayan koruma kararlarını aldırmak için mücadele edeceğim.”

Çilem feminist mücadele tarafından, tıpkı cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa maruz kalan tüm diğer kadınlar gibi, kayıtsız şartsız desteklendi ve desteklenmeye devam etmelidir. Diğer türlüsü feminist mücadele olmayacaktır, adına kadın dayanışması denemeyecektir çünkü bu ismin hakkı verilemeyecektir. Biz kadınları böyle sımsıkı birbirine kenetleyen, yaşamak zorunda bırakıldığımız ortak kırımı, sistematik eril şiddeti reddedişimiz, yaşam ve bedenlerimizin iradesini yeniden ait olduğu yere, yani kendi elimize alma çaba ve başarımızdır. Nasıl ki Nevin’in onurlu yüzünü çarşaflarımıza boyayıp camlarımıza asmadan önce kendisine seçimlerde hangi siyasi partiye oy verdiğini sormadıysak, Çilem’e de ne olursa olsun sırtımızı dönmemeliyiz ve dönmeyeceğiz.

Advertisements
Dieser Eintrag wurde veröffentlicht in: Allgemein

von

Welcome to my blog! Here you will find some inputs of politics of Turkey, women in media and animal and women’s rights. The name is Sibel Schick and I was born on a wednesday on the hot southwest coast of Turkey as the only child of an arranged marriage. I left my home city 2009 due to the twofold discrimination I experienced as a kurdish woman. Currently I live in Cologne, Germany with my roommates and three cats. I spend most of my time at the TH Köln where I study Online-Redaktion and writing articles for various media. Besides I am keeping busy with the proactive platform erktolia.org which I co-founded, the turkish version of the international anti-sexist community macholand.org. I make and cherish music in my spare time and enjoy comedies.

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s